
23 Nisan gecesi, ilk babam, dedem öldü benim. 94 senesiydi.
Çok ciddi bir adamdı, 6 çocuğunu da çok severdi ama sadece beni sırtından indirmezdi, “seni başka severdi” derler hep.
O gün okuldan teyzem aldı beni, babam alırdı hep, annem ya da; teyzem almıştı, eve vardık, üstümü değiştirdim, babaanneme gideceğimizi söyledi, “Annem nerede?” dedim, “Orada” dedi, dışarı çıktık, yürüyorduk, “Dedem mi öldü?” dedim, teyzemin şaşkın bakışını unutamıyorum, dedem ölmüştü.
Annem hamileydi, kardeşimi göremedi, onu da çok sevecekti biliyorum.
Hasta değildi, kalp krizi geçirdi, uykusunda veda etti, “dağ gibiydi” derler ya hani, dedem Allah gibiydi; babaaneme aşıktı, bize aşıktı, çok çalışmıştı, bulunduğu yere türlü zorlukla gelmişti, mahallede yardım etmediği insan yoktu, herkesin Cevdet babasıydı, fazla hatırlamıyorum; beni kucağından indirmezdi, kocaman bir aileydik, akşamları işten gelen herkes bana Kinder getirirdi, getirmeyen olunca “Kapıyı açayım mı dede, çukulatamı almamış” derdim, “Açma kızım” derdi.
Birlikte marul yerdik, sirkeli, ortasını bana ayırırdı hep, beni herkesten kayırırdı.
“Bıyıkların batıyor” diye kaçardım hep, öptürmezdim kendimi. Çok naz yapardım ona, çok.
Babasını hiç sakallı bile görmemiş bir “babasının kızı” olarak; bu bıyık sevdamın nereden geldiğini de şu an fark etmiş oldum :)
Ulan her şeyle başa çıkabildim de şu ölümü bir türlü kabullenemedim be.
Cennet varsa dedem oradadır, yanında gidebilirsem kucağına atlayacağım.
İlkokulda kokulu silgisi ve 24 lü pastel boya takımı olanlar vardı. Birde önlüğü yırtık olanlar.. Kırmızı çoraplı, çok havalı bir kız vardı mesela. Bütün sınıf o kızı seviyordu. Evden ekmek arası peynir getirenlerimiz vardı. Çikolata yiyenler ve çikolatanın tadını bilmeyenler.. Çöp kutusunun etrafında konuşanlar falan. Sonra bi arkadaşım vardı epey fakirdi. Önlüğünün içine kazak giyiyordu montu yoktu. Okuldan mont dağıttılar montu olmayanlara.. Bot falanda verdiler. Bütün sınıfın önünde adları okundu botları ve montları aldılar. Çocuktuk anlamıyorduk. Bu işte bir orospu çocuğu, bir çocuğun onurunun çiğnenmesi vardı. Evet eğitimci olmasına rağmen bizim öğretmenlerimiz bunu düşünemiyordu. İlerde öğretmen olursanız siz düşünün mesela. Dünyada adalet yok demek kolay adaleti belirleyenler biraz da biz değil miyiz?
(Source: eyruhgeldiysenxde, via adorya)

